Inversion İnceleme (PC)

Inversion İnceleme (PC)2

Inversion İnceleme (PC)

Inversion İnceleme (PC)2

Güneşin ten yakan sıcağı Davis'e vurduk a, alıştığı polis departmanının merkez binasına daha abuk girmek istiyordu. Elinde kalan son işlerini halledecek ve canından ok sevdiği karısının ve kızının yanına, yani yuvasına dönüş yapacaktı. Ama hayat her zaman bize istediklerimizi vermez. İşte Davis de o gün hayatında daha önce yaşamadığı, belki de hayatının en büyük macerasına, Inversion'a ok yakındı. Leo'dan selamını aldı ve arabasına bindi. Evine giderken Leo'yu da, evine bırakacaktı. Ne de olsa komşuydular. Ama Inversion geldi ve Davis'i buldu. Her şeyin başlangıcı olan bu nokta, belki de Davis'e eski yaşamının kolaylığını hatırlatacak tek şeydi…

Güneş sönüyor…

Size yukarıda bahsettiğim kısım oyunun hemen başı, daha neler olup bittiğini idrak etmeye alıştığımız o anlar. İsterseniz bu kadar edebiyatı bir kenara bırakalım ve Inversion'a derin bir bakış atalım.

Inversion'un hikâyesi sokakta başlıyor. Hangi gezegenden geldiklerini bilmediğimiz, daha ok uzaylıya benzeyen "Lutadore" olarak adlandırılan bir tür mahluk sınıfı, dünyanın altını üstüne getiriyor. Önlerinde ne varsa par alıyor, yok ediyor. Biz de ana karakterimiz Davis olarak, onun hem komşusu, hem partneri Leo'nun da yardımını alarak, bu mahlukların yarattığı kaos ortamı i erisinde karımızı ve kızımızı aramaya koyuluyoruz. Inversion'un hikayesi anlattığım kadar sade. Tam olarak bir oyun senaryosu. Oyun i inde gördüğünüz olaylara da şaşırmanız imkansız denecek kadar gü . Çünkü her şey standart. Herhangi bir olayı görünce "Aman Allah'ım, nasıl oldu da böyle oldu!" diyemiyorsunuz. Bir de buna önceden hazırlanmış hikaye ge işleri eklenince, oyun yapmacık bir hikayenin peşinden gittiğimiz, sıradan bir ü üncü şahıs nişancı (third person shooter) oyunu olmaktan ok da ileriye gidemiyor.

Leila, seni bulacağım

Oyunun hikâyesi bana göre ortalamanın üstünde seyrediyor ama vasat oyun dinamikleri bu senaryonun üstünü örtüp, "Sakın ha, bu oyuna yüksek puan vermeyin!" diye bağırıyor. Bugüne kadar oynadığım ü üncü şahıs nişancı oyunlarının hi birinde görmediğim bu vasat oynanış tarzı, yapımcı firma Saber Interactive'ın Gears of War'dan ilham aldığı fikrini bana kanıtlamaya yetiyor. Ama sevgili Saber, bazı zamanlar kopyalamak daha iyidir, bakarak izmek değil.

Bir oyunun oynanış şeklini bu kadar kötülemek kendi a ımdan da kötü ama ger ekten vasat. Örnek vermek gerekirse, "sözde" yıkılabilen evre sadece firmanın önceden hazırladığı yerlerden oluşuyor. Yani firmanın sizin yıkmanızı istediği yerleri yıkabiliyorsunuz sadece. Ya da partneriniz Leo ile ıktığınız bu zorlu mücadelede oyun sizin atlamanızı ya da kapıyı a manızı istemedik e a amıyorsunuz, o "F" tuşu gözükmüyor arkadaş. Leo'yu bekliyorsunuz, birlikte a ıyorsunuz, arkanız dönükken aniden önünüze dönüyorsunuz (Nasıl oluyorsa!) vesaire.

Oynanışın vasat yönlerinden bahsetmemin ardından gördüğüm nadir güzelliklere ge eceğim ama güzellik i inde de irkinliği başaran bu oyunu tekrar tebrik etmek istiyorum. Kullanılan siper sistemi, bir siperden ötekine ge menize olanak sağlayan bir sistem, ama bazı anlar oluyor ki, ge erken hurda bir arabanın ufak bir yerine bacağınız takılıyor, ne ileri ne geri gidebiliyorsunuz, böyle olunca düşmanın elleri de armut toplamıyor, gelip sizi indiriveriyor.

Tabii bundan bahsetmişken "süper koltuk ve süper tahta"'lardan bahsetmemek olmaz. Bir koltuk nasıl mermi ge irmeyebilir? Hadi onu ge tim mermi de normal bir mermi değil ki, o kadar gü lü mermiler koltuğun üzerine geliyor ancak sadece birka yırtık oluşturuyor. Yırtık dediğime bakmayın izik olarak gözüküyor, diğer siperler gibi. Keza tahta ve odunlar da aynı şekilde, mermi ge irmiyorlar. Cidden tebrik etmek gerek Saber Interactive'i.

Bunun dışında oğunlukla adamları öldürdüğünüzde ya da bölümün bir kısmını bitirdiğinizde oyun otomatik olarak ge iş yapıyor. Sizin nerede olduğunuza bakmaksızın. Örneğin ben görevi siperde bitiriyorum, tek başımayım. Bir bakmışım ge işte dört kişi toplanmış toplantı yapıyoruz. Oyunun belki de yakaladığınız atmosferin gitmesine yol a an en büyük sorunu bu.

Seni duyamıyorum Davis!
Inversion'da iş ses ve grafiklerine yani, benim i in ok ok fazla önem temsil etmeyen fakat her oyunda yordamında yapılması gereken bu önemli iş iliğe geldiğinde, zurna tekrar ötüyor.

Karakterlerin konuşması, tıpkı dizi ve filmlerdeki gibi, kaliteli seslendirmelerle yapılmış ama gelin görün ki bunu söyleyen karakterin ne yaptığından bir gram dahi olsa haberi yok. Davis havaya bakarken "F"'ye basıyorum, arkasını dönmeden, kafasını evirmeden, havaya bakarken yardım istiyor Leo'dan elini vermesi i in, böylece ikisi de yukarı ıkabilsinler. Ya da konuşması gereken yerlerde adam vurduğunuzda ya da başka bir eylem yaptığınızda konuşma aksamıyor, Davis sanki kafede konuşuyormuş gibi rahat rahat konuşuyor.

Oyunun arkaplan müzikleri ve etraftaki eşyaların sesi ya da evre efektleri beğendiğim şeyler arasında yerini koruyor. Bunlarla ilgili de bazı hatalar bulunsa da cidden kaliteli iş yapılmış. Her türlü objenin sesi farklı ıkıyor. Savaş zamanlarında arkada alan "gerilim" dolu müzikler de insanı atışmanın i ine bir hayli sürüklüyor.

Grafikler i in aslında söylenecek pek fazla birşey yok. Bu grafikler her türlü ü üncü şahıs nişancı oyununa yetecek seviyede. Hatta belki oynanışla desteklenseydi, grafikleri kendini daha iyi hisettirebilirdi ama Saber Interactive'in Inversion'u i in orta düzeyde grafiklere sahip bir oyun diyebiliriz.

Birlikte takılsak ya kanka?
Oyundan bu kadar bahsetmişken, oklu oyuncu se eneklerinden bahsetmeden olmaz diyor ve hemen Inversion'un bu bölümüne ge iyorum. Inversion'un belki de en sevdiğim yanı, ya da oynanılası yanı, co-op modu ve diğer oklu oyuncu se enekleri. Co-op modu sayesinde görevleri bir kişi Davis diğeri ise Leo olarak iki kişi, daha rahat bir şekilde tamamlayabiliyorsunuz.

Birazdan vereceğim örnek tekli oyuncu modunda da bulunsa da, co-op'da daha iyi gözüküyor. Mesela kaldırmanız gereken bir demiri Leo kaldırıyor, Davis'in ge mesi i in tutuyor, daha sonra da Davis ge ip arka taraftan Leo'nun ge mesi i in demiri tutuyor. Tekli oyuncuda kendini pek fazla hisettirmeyen bu deneyimler co-op moduyla birlikte zenginlik buluyor. Oyunun oklu oyuncu (multiplayer) se enekleri ise diğer etkenlere oranla geniş tutulmuş, gayet de iyi edilmiş.

Oyunun ma sistemine giriş yaptığınızda, hemen hikaye modunun altındaki buton, sizi 11 se eneklik geniş bir oklu oyuncu modu yelpazesine götürüyor. Aslında burada da olimpiyatlarda, akma fişek kullanan Çin geldi aklıma. Toplamda 11 mod var ama bunlar aynı modların sadece harita ya da kapasitesi değişmiş hali. Şimdi inceden bir bakalım teker teker hepsine.

Tepenin en üstünde bizi Çatışma (skirmish) modu karşılıyor. Bu modda 8 kişiye kadar olan düşmanlarla internet üzerinden ölümüne bir ma yapıyoruz. Tipik bir ölüm kalım savaşı modu (deat match) yani. İşin garip yanı bundan sonra başlıyor, ikinci se enek de atışma olarak adlandırılmış ama sonuna da bir Verge konmuş. Peki ne demek bu Verge? İkinci se enekteki modu oynayabilmek i in Verge adını verdikleri harita paketine sahip olmanız gerekiyor. Onun dışında normal atışma modundan herhangi bir farkı yok. Ü üncü se enek de atışma modu olarak karşımıza ıkıyor lakin bu sefer de Riot adını verdikleri harita bütününe sahip olmamız şart tutulmuş. Bundan sonraki se enekse Ufak Çatışma (Small Grav Skirmish) olarak adlandırılmış. Bu modda ise savaş alanında toplam 8 kişi oluyoruz ve yer ekimi modları etkin oluyor.

Yukarıda bahsettiğim "tek başımıza" savaştığımız modların ardından, takım olarak hareket ettiğimiz bir mod ıkıyor karşımıza, o da Takım Çatışması (Team Skirmish) modu. Burada da aynı normal atışma modlarında olduğu gibi 8 kişilik takımlar halinde savaşa atılıyoruz. Takım Çatışma modunu takip eden diğer iki se enekse Takım Çatışma – Verge ve Takım Çatışma – Riot. Yukarıda da bahsettiğim üzere bunlarda sadece haritaları farklı oynuyorsunuz.

Bundan sonra tekrar tek kişilik bir mod, Small Grav Objective geliyor. Buradaysa 4 kişilik takımlar halinde bize verilen görevleri yerine getirmeye alışıyoruz. Hemen arkasındaki Big Grav Skirmish ile birlikteyse en tepede bahsettiğim atışmanın boyutu büyüyor, kişi sayısı 12'ye ıkıyor. Yine ölümüne bir savaş i erisindeyiz. Daha sonraki Big Team Skirmish'te ise 6 kişilik takımlar halinde yer ekimini kullanabiliyor olarak, yine muharebe halindeyiz.

Ve son olarak oyunun oklu oyuncu modları i erisine Hayatta kalma (Survival) modu eklenmiş. Bu modda ise 4 kişi olarak, karşıdan gelen düşman dalgalarını geriye püskürtmeye alışıyoruz. Bu modda herhangi bir son yok, ne kadar yapabilirsek o kadar fazla puan toplamış oluyoruz.

Her son yeni bir başlangı tır

Aslında size hikayeyle ilgili spoiler vermemek istediğim i in oyun i i hikayeden sadece kaba taslak bahsettim ama bir üstteki başlığın yani, "Her son başka bir başlangı tır." sözünün oyunu tam olarak ifade ettiğine inanıyorum.

Bu kadar sözün ardından Inversion'u özetlemek bir hayli zor bir iş aslında. Ama ille de söyleyeceksek, güzel bir hikaye + GoW'dan daha farklı oynanış şekli + yer ekiminin kullanılması + uzaylı bir ırka karşı verilen savaş Inversıon'u tanımlamaya yeter de artar. Hikayenin sonundaki o spoiler'ı size vermek istemiyorum ama bunu da söylemeden ge emeyeceğim, Davis'le olan maceralarımız bu kadarlık değil!

Related posts

Leave a Comment